Gothic
Rock Blog / Sloganınızı istediğinize göre değiştirebilirsiniz.

Gothic sanatı 12. yüzyılın ilk çeyreÄŸinde Fransada ortaya çıktı, 13. yüzyılda olgunluk aÅŸamasına ulaÅŸtı. Bundan sonra İngilterede hızlı bir geliÅŸim gösterdi ve 13.-14. yüzyıllarda tüm Avrupada yayıldı. Rönesansın doÄŸuÅŸuyla beraber gerilemeye baÅŸladı ve giderek ortadan kayboldu. Bu dönemde eski Galya bir krallık iktidarı altında merkezi ve güçlü bir devlet olmaya baÅŸlamıştı. Paris Üniversitesinde ders veren Aziz Thomas, dinsel dogma ve politik düşünce ile beraber inancın dünyevîleÅŸmesini temsil ediyordu. Tüm bir toplumun ortak çabasının ürünü olan katedraller, somut olaylar dünyasının ve düşünce alanını egemenlik altına alan düzenin anıtsal ifadesiydi. Düşünce manastırdan üniversiteye, sanatsal giriÅŸimler baÅŸrahiplerden piskoposlara geçiyordu. Roman sanatının kasvetli ÅŸatoları, Gotik dönemde saraylara dönüştürüldü. 15. yüzyılda ekonomik alanda öne çıkarak yeni bir sınıf oluÅŸturan burjuvazinin gereksinimleri doÄŸrultusunda, kent konutları olan konaklar ve villalar yapıldı. Gotik dönem, köprü, hastane, manastır, belediye binaları, adalet binaları, çarşılar gibi çeÅŸitli yapılar ortaya koyarak geliÅŸmiÅŸ bir toplumun büyük mimarlık gereksinimlerine cevap verdi. Politik iktidarın niteliÄŸine uygun olarak Gotik sanat da merkezlerde yoÄŸunlaÅŸtı, taÅŸraya ancak örnek olabildi. Gotik dönem insana yönelme konusunda bir adım daha attı. İnsana doÄŸru atılan her adım, dinden biraz daha uzaklaÅŸmak anlamına geliyordu ve insana ulaÅŸmanın o dönemde dinden uzaklaÅŸmaktan baÅŸka da yolu yoktu. Gerçekten de din, dogmalarını, ancak aklı reddederek kabul ettirebiliyordu. Aklı reddetmek ise insanı reddetmekti. 12. yüzyılda teolojik bir kavram olan Meryem, 13. yüzyılda çocuÄŸunu seven ÅŸefkatli bir ana haline gelmiÅŸtir. Roman yapılarının yüksek kapı alındıklarındaki çatık kaÅŸlı İsa, Gotik yapılarda kemer payandalarına inmiÅŸ bir figür olarak inananları dinsel bir gülüşle selamlamaktadır. Bu dönemde tanrı da en yüce yargılayıcı olmaktan çıkarak insanlaÅŸmıştır. Gotik dönemdeki süslemecilik Bizanstaki simgeciliÄŸe karşılık ansiklopedik bir nitelik kazanmıştı. ÖrneÄŸin Chartres Katedralindeki 8000 kabartma ve resim skolastik felsefeyi anlatıyordu. Gotik sanatı, mantığı ve matematiÄŸi mimariye uygulayarak yapıları yükseltmenin yöntemini buldu. Yüzünü doÄŸaya çevirerek akla yöneldi. Akla yönelmesinin bir sonucu olarak gotik sanatta bir sistem deÄŸil bir dünya yaratma vurgusu vardır. Nitekim katedral, birçok imgenin ve varlığın yaÅŸama zemini bulduÄŸu baÅŸlıbaşına bir dünyadır. Bu dünya yaratma kurgusu, tamamlayıcı unsurlar olarak felsefe ve bilimin de önünü açmıştır. Bu akıl yürütmeyi ileride Descartesta göreceÄŸiz. Birbirlerini besleyerek ayrı kanallardan beslenen sanat, felsefe ve bilim geliÅŸen ve karmaşıklaÅŸan koÅŸullara yanıt üreterek, yaÅŸanabilir bir dünya kurgusunun esas bileÅŸenleri olma niteliÄŸini bugün de sürdürmektedir…


Tags: , , ,